Bebekler dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren hayatları boyunca çevresini oluşturan kişilerle sürekli etkileşim içindedir. Yeni doğan bir bebek için bu çevre başlarda ve öncelikli olarak anne ve babadan oluşur, zamanla diğer yetişkinlerin bebek bakımına desteği ile gittikçe genişleyen bir sosyal çevreden bahsedilebilir (Bronfenbrenner ve Morris, 2006). Bakıma destek veren yetişkinler geniş ailenin fertleri (örn. büyükanneler) olabildiği gibi, bazı durumlarda ailelerin para karşılığı tuttuğu bakıcılar da olabilmektedir. Bebeğin bu ilk çevresi ile etkileşimleri onun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi üstünde etkilidir (Belsky ve ark., 2007; Bowlby, 2007; Irwin, Siddiqi ve Hertzman, 2007; National Scientific Council on the Developing Child, 2004).
Bakıcılar bazı ailelerde bebeğin ilk sosyal çevresini oluşturan kişilerin arasında önemli bir rol oynarlar (Hitt, 2016). Modern toplumların birçoğunda, kadınların da iş gücüne katılımı ile birlikte annenin önceden sorumlu sayıldığı ev işlerini birisi ya da birilerine geçici süreyle emanet etmesi zorunluluğu doğmuştur (Crittenden ve Escasa-Dorne, 2015; Hutter, 2013; Weingarten, 2012). Kaya’ya (2008) göre bu zorunluluk kadınların sorumlu sayıldığı işleri domestik işler ve endüstriyel işler olarak ikiye ayırmasına ve domestik işleri para karşılığı başka kadınlara devretmesine neden olmuştur. Böylece kadınlar hem iş dünyasından kopmamış, hem de evin düzeni korunmuştur.
Ancak bu yeni düzenleme, çocuk ile erken yaşlarından itibaren etkileşime giren ve bu nedenle çocuğun psikolojik gelişiminde yeni bir değişken olarak ele alınması gereken (Coles, 2015) para karşılığı bakım verenler grubunu doğurmuştur. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan çocukların üçte birinden fazlası akraba dışı kişilerden bakım almaktadır (Laughlin, 2013). Bu çocuklar, haftada ortalama 31 saatini bu bakıcılarla geçirmektedir (Mulligan, Brimhall, West ve Chapman, 2005). Çocuğun ilk yıllarında girdiği etkileşimlerin, bu yıllarda geliştirdiği bağlanma örüntüleri ve kişilik özelliklerinin çocuğun yetişkinlik dönemindeki yaşam uyumunu dahi etkilediği bilindiği için (Center on the Developing Child, 2013), bakıcıların verdiği bakımın ve çocuğun gelişimi üstündeki etkilerinin incelenmesinin önemi artmıştır. İlgili alanyazındaki araştırmalar da bakıcıların baktıkları çocuk üstünde belirgin bir etkisi olduğunu raporlamıştır (Weingarten, 2012).
Tüm bunlara rağmen, bu konuda çalışmaları bir araya getiren ve tartışan bir inceleme ve/veya derleme yayını ulusal ya da uluslararası alanyazında yer almamaktadır. Bu anlatı incelemesinin, alanyazında yer alan bu boşluğu da göz önünde bulundurarak, birkaç temel hedefi vardır. İlk olarak, bakıcıların çocuk ve aile ile olan ilişki dinamiklerinin daha iyi anlaşılması amacıyla bakıcılık ile ilgili genel bir tanım oluşturulması ve Türkiye’de bakıcı istihdamının kapsamlı bir şekilde incelenmesi hedeflenmektedir. Ardından, bakıcı istihdam eden ailelerdeki ilişki dinamiklerinden yola çıkarak bebekler ve çocuklar için anne-çocuk ve baba-çocuk etkileşimleri bağlamında bakıcı etkisine dair çalışmalar ele alınacaktır.